İran, ABD-İsrail Savaşı: Tek Yol Halkların Direnişi – EÖC / Sosyalist Barikat

ABD emperyalizmi ve onun Ortadoğu’daki uzantısı Siyonist İsrail’in İran’a karşı başlattığı saldırı her türlü yalan ve çarpıtmalara karşı net bir şekilde, barbarlık, el koyma ve yeniden sömürgeleştirme saldırısıdır. Neo faşist Trump yönetimi tıpkı Venezuela’ya yaptığı faşist terör saldırısı gibi, herhangi bir “meşrulaştırıcı” söyleme gerek duymadan ve “uzlaşma/anlaşma” görüşmeleri sırasında İran’a saldırdı. Saldırının daha ilk gününde 7-12 yaş arasındaki 165 küçük kız çocuğu okullarına yapılan saldırıyla katledildi.

İran’a yönelik saldırının tek nedeni enerji alanlarının ele geçirilmesi, Çin ve Rusya gibi rakip güçlerin etkisizleştirilmesi ve emperyalist paylaşımdır. İran’ın nükleer silah geliştirdiği veya İran halkının molla rejiminden kurtarılacağı, demokrasi götürüleceği yönündeki iddialar yalan olması bir yana teferruat olduğu gibi, ABD tarafından dahi fazlaca dile getirilmemektedir.

Emperyalist yalanların aksine, seçimle göreve gelen Muhammed Musaddık, 1953 yılında ABD ve İngiltere tarafından organize edilen darbeyle iktidardan indirilmiş ve yerine şah Rıza Pehlevi ailesi geçirilmiştir. 1979 Devrimi öncesinde ise İran’da büyüyen halk hareketinin ve devrimci ilerleyişin önü, dolaylı desteklerle yine İngiltere ve Fransa tarafından kesilerek Humeyni liderliğindeki dinci molla hareketi güçlendirilmiş ve devrim sonrasında ise yüzbinlerce İranlı devrimci ve demokrat hapsedilmiş veya katledilmiştir. Emperyalist güçler, İran’ın sosyalizme yönelmesi yerine, kapitalist sistem içinde kalan, ancak bölgesel hegemonya hesapları olan dinci bir rakip olarak karşılarında durmasını tercih ettiler. Dinci molla rejimi henüz iki ay önce, on binlerce İranlıyı katlederek ayakta duran bir cinayet şebekesidir ve İran bir halklar hapishanesidir

Ortadoğu’daki dinsel temelli siyasal ayrışmanın diğer tarafı, Ortadoğu nüfusunun ezici çoğunluğunu oluşturan Sunni toplumlar ve devletlerdir. Bunların hepsi Amerikan emperyalizminin işbirlikçisi devletlerdir. Son 15-20 yılda Irak, Suriye ve Libya gibi “istisnalar” da ABD emperyalizminin lehine tasfiye oldu.

Ortadoğu, başta petrol olmak üzere büyük enerji kaynakları, stratejik ulaşım yolları, Kafkasya, Orta Asya, Hint Okyanusu havzası, Afrika ve Avrupa gibi büyük nüfus ve coğrafyaların kesiştiği benzersiz bir coğrafi, siyasal, toplumsal, dinsel, askeri, ekonomik, kültürel etki ve çelişki alanı; 600 milyonu aşkın büyük nüfusuyla ise muazzam bir pazardır. Bu bağlamda, 7 Ekim 2023’deki Filistin direnişi/isyanının ardından gelişen süreçte, ABD emperyalizmi, Siyonist İsrail ve bölgenin gerici devletleri Filistin direnişini bastırma ve bölgenin genel olarak yeniden dizayn edilmesi sürecini başlattılar.

Açık ve net bir şekilde ifade etmek gerekir ki, çatışan bu taraflar içinde mevcut savaşta asıl saldırgan taraf sömürgeci ve soykırımcı ABD ve onun koçbaşı olan İsrail’dir ve bu saldırı hiç bir özgürlük vaadi içeremez, onların karakterine aykırıdır. Diğer tarafta ise kendi halkına karşı bir suç makinesine dönüşmüş olan molla rejimi yer almaktadır. Bu temelde tavrımız haksız ve gerici savaşlara karşı, emperyalizme ve dinci faşizme karşı halkın özgürlüğünü savunmaktır.

Bu haksız ve kirli savaşlara karşı halkların yegane seçeneği özgürlük ve insanca yaşam için direnişi büyütmektir. İran savaşı batılı emperyalist kampta halklar arasında savaş karşıtlığı temelinde anti-emperyalist, anti-kapitalist bilinci ve eylemi büyütüyor. İran ve Ortadoğu halkları da daha büyük direnişleri mayalandırıyorlar. İran halkları büyük direniş/isyan geleneğiyle savaşın yıkıntıları arasında kendi özgürlük iradesini güçlü biçimde ortaya koyacaktır.

Hepimize, herkese düşen görev, emperyalist ve siyonist saldırganlığa karşı durmak, İran halkının dinci molla faşizmine karşı mücadelesiyle dayanışma bayrağını yükseltmektir.

Kahrolsun Emperyalizm! Kahrolsun Siyonizm! Kahrolsun Dinci Faşizm!

Yaşasın İran Halkları ve Emekçilerinin Özgürlük Mücadelesi!

EMEK VE ÖZGÜRLÜK CEPHESİ

SOSYALİST BARİKAT